Merve Çubuktepe

Çok önemli gökyüzü olaylarıyla dolu hatta tarihi bir ay bizleri bekliyor! 2 Şubat Aslan dolunayı ile hızlı başladığımız Şubat ayında 14 Şubat 2026’de Satürn Balık burcundaki uzun yolculuğunu tamamlayarak Koç burcuna geçecek. Bunun hemen üzerine 17 Şubat 2026’da Kova burcunda çok güçlü bir Güneş tutulması yaşayacağız. Bitti mi, bitmedi… 20 Şubat 2026’da Neptün ve Satürn 0 derece Koç burcunda yani zodyağın başladığı yerlerde yüzlerce yıllık bir döngüyü tekrar başlatan çok özel bir kavuşum yapacaklar. Zamanın, dünyanın, hatta varlığımızın dokusunu dahi değiştirebilecek büyük olayları deneyimleyebileceğimiz bir aya adım atıyoruz.

Bu tesirlerin somut etkileri muhakkak zamana yayılacaktır, ancak şu kesin ki hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak. Gerçekliğin tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacağı, maskelerin düşeceği, zamanın adeta “sıfırlanacağı” ve yeni bir döngünün başlayacağı bir döneme adım atıyoruz. Bu ay büyük değişimlerin ayı ve konfor alanına saplanmak yerine değişimi kucaklayan, hızlı akan bir nehre karşı koymak yerine onunla yüzen kişiler yeni diyarlar, yeni ilhamlar ve amaçlar keşfedebilir. Satürn-Neptün Balık dönemine karanlıklara kapılanların gerçek yüzlerinin açığa çıkacağı ve artık sisler içinde saklanamayacaklar bir dönem bizleri bekliyor. Ayın sonuna yaklaşırken Merkür 25-26 Şubatta durağan konumda kaldıktan sonra retro hareketine başlayacak. Bu süreç de büyük olaylardan sonra bir düşünme, gözlem ve iç muhasebe sürecini temsil ediyor. Kemerlerimizi bağlayalım, unutulmaz bir ay bizleri bekliyor.

Ayı çok hızlı bir şekilde güçlü bir dolunay ile açacağız. 2 Şubat 2026 saat 01:09’da 13 derece Aslan burcunda gerçekleşecek dolunay Güneş tutulması öncesi adeta gökyüzünde bir ışık patlamasından çok, içerde yanan bir ateşe benziyor. Aslan–Kova aksında kurulan bu karşıtlık bireyin kalbinden yükselen “ben” sesiyle zamanın ruhunun dayattığı kolektif gerçekliği karşı karşıya getirecek. Ay’ın Aslan’daki konumu görünme arzusunu, onurlu durma ihtiyacını ve bastırılmış cesareti yüzeye taşırken, Kova’daki Güneş’in Mars ve Plüton’la kurduğu sert bağlar bu isteğin masum bir heves değil, bir güç/iktidar/ego meselesi olabileceğini bize hatırlatır. Bu dolunayda sahneye çıkmak kolaydır ama sahnede kalmak zordur. Alkış geçicidir, bedel ise kalıcı… Sabit niteliklerin ağır bastığı gökyüzü, esnemeyen kararları, geri dönmeyen yolları ve bir kez fark edildiğinde unutulması imkânsız gerçekleri bize işaret ediyor.

Ay’ın Arcturus yıldızıyla kurduğu bağ bu dolunaya kadim zamanlardan gelen bir onur ve haysiyet tonu eklemekte ve sanki görünmeyen bir suret kişiyi kendi merkezine çağırmakta. Bu çağrı bağırmadan hayatın akışıyla doğal ama derin bir şekilde bize ulaşacaktır: “Kendini nerede küçülttün, nerede sustun, nerede ışığını geri çektin?” Bu dolunayda kopuşlar dramatik olmak zorunda değildir. Asıl “kırılmalar” kişinin içinde verdiği kararlarda yaşanacaktır. Bir rol artık ağır gelmeye başlayabilir, bir hedef ertelenemez hâle gelebilir ya da bir bağ, alışkanlık olmaktan öteye gidemediği için sessizce çözülür. 2 Şubat Aslan dolunayı Güneş tutulması öncesi bir finalden çok bir hatırlatma notu gibi, kişinin kendi gücünü başkasının gölgesinde değil kendi kalbinin merkezinde yeniden bulduğu bir an.

Dolunayın yoğun enerjisinden sonra Merkür burç değiştirerek enerjiyi bir parça yumuşatacak. 7 Şubat–25 Şubat arasında Merkür’ün Balık burcundaki ileri hareketi zihnin sınırlarını gevşeten, kelimeleri mantıktan çok sezgiyle buluşturan bir akış yaratır. Bu süreçte düşünceler düz bir çizgide ilerlemez; daha çok çağrışımlar, imgeler ve hisler üzerinden şekillenir. Söylenenle kastedilen arasındaki mesafe açılırken, söylenmeyenler daha fazla anlam kazanır. Rüyalar yoğunlaşabilir, geçmiş anılar beklenmedik anlarda yüzeye çıkabilir, iç ses daha yüksek duyulabilir. Bu dönem karar vermek için değil, anlamak için uygundur zira bu evre zihnin kontrolü bırakıp akışa izin verdiği ve kesin cevaplardan çok doğru soruların ortaya çıktığı bir zaman dilimi gibidir. Merkür Balık’ta ilerlerken netlik aramak yorucu olabilir ama sezgisel olarak hissedilen şeyler duygular ile karıştırılmadığı takdirde kişiyi doğru istikamete götürür.

25–26 Şubat arasında Merkür’ün durağanlaşmasıyla birlikte bu akış yavaşlayacak ardından 26 Şubat’ta Merkür retrosu başlayacak. Merkür Balık transiti retrosuyla birlikte uzun bir süre 15 Nisan 2025’e kadar sürecek. Bu evre söylenmiş sözlerin geri dönüp yankılandığı, yarım kalmış düşüncelerin yeniden kapıyı çaldığı bir içe dönüş sürecini başlatır. Retro boyunca zihnin dış dünyaya değil, iç dünyaya yönelmesi kaçınılmaz olacaktır. Konuşmalar tekrar edilir, niyetler sorgulanır, geçmişten gelen temalar anın odağını zaman zaman değiştirebilir. Balık burcundaki bu uzun geri hareket aceleyle ilerlemek yerine durup dinlemeyi, anlamı kelimelerin arkasında aramayı ve sezgisel farkındalıkla yol almayı bizlere öğretecek. Bu süreç Güneş tutulması, Satürn-Neptün Koç geçişlerinin de etkisiyle çok derin yüzleşmeler getirecek.

Gökyüzünde yavaş yavaş gezegenler Balık burcuna geçişlerini sürdürüyor. Bu sefer de 10 Şubat–6 Mart 2026 arasında Venüs’ün Balık burcunda seyahat edecek. Bu evre ilişkilerde ve değer algısında sınırların inceldiği, kalbin diliyle konuşmanın kolaylaştığı bir zaman aralığı yaratacaktır. Venüs Balık’ta yücelirken sevgi bir alışverişten öte bir hale geçer, sevgi vermek ile kaybolmak arasındaki çizgi belirsizleşebilir. Bu dönemde bağlar mantıkla değil sezgiyle kurulur ve duygular sözcüklerden önce hissedilir. Aşk daha romantik, daha kapsayıcı ama aynı zamanda daha savunmasız bir form kazanır; idealize etme eğilimi artarken, gerçeklik ikinci plana düşebilir.

Bu Venüs geçişinin ayırt edici tarafı Merkür Balık’la kurduğu kavuşum ve Jüpiter’le olan uyumlu açıları sayesinde duyguların yalnızca içte kalmaması, ifade bulmak istemesidir. Söylenen sözler yumuşar, kırıcı olmaktan çok iyileştirici bir tona bürünür; ilişkilerde empati, anlayış ve affedicilik öne çıkar. Yani uzlaşma ve barışma etkisi yükselecektir, tabii egolarımıza yenilmezsek. Aynı zamanda bu süreç hayır işleri, kolektif yardımlaşma, gönüllü destekler ve başkalarının yükünü hafifletme isteğini de güçlendirir. Ancak Balık enerjisinin en önemli hatırlatması öz şefkattir. Kişi başkalarına merhamet gösterirken kişinin kendisini ihmal etmemesi, sınırlarını koruması gerekir.

Yılın en önemli transitlerinden birine geldik… 14 Şubat 2026’da Satürn’ün Koç burcuna geçişi zamanın ritmini değiştiren, bireyi ve toplumu aynı anda sert bir olgunlaşmaya çağıran bir eşik açacak. Bu süreç bir anda olmayacak zira Satürn’ün Koç burcunda seyahati 12 Nisan 2028’e kadar sürecek.

Satürn’ün ismi zamanın efendisi Kronos’un Roma dilindeki karşılığıdır ve bu yüzden bu gezegen karma ve zamanla doğrudan ilişkilidir. Bu sebeple gezegenin burç değişimleri zamanı nasıl deneyimlediğimizi de dönüştürür. Satürn’ün Balık burcundaki uzun yolculuğu boyunca zaman adeta donmuş, çözülmüş ve yönünü kaybetmişti. Üstelik Neptün’ün de bu burçtaki uzun hâkimiyetiyle süreçler uzamış, beklemeler artmış, belirsizlik kalıcı bir hâl almıştı. Satürn Koç’a geçtiğinde ise zaman yeniden hız kazanacak ve keskinleşecek, ortaya aceleci değil ama zorlayıcı bir dinamizm çıkacak. Artık gerekçesi ne olursa olsun ertelemenin pahalıya patlayacağı, geciken her adımın kayıp hissi doğuracağı bir süreç başlayacaktır. Koç’un başlatıcı enerjisiyle birleşen Satürn cesareti romantik bir fikir olmaktan çıkarıp onu disiplinle sınamakla yükümlüdür.

Toplumsal düzeyde Satürn Koç hareket temposunu hızlandırırken makro gerilimi de yükseltecek. Neptün’ün Koç’taki etkisiyle savaş, yıkım ve güç kullanımı gibi temalar idealize edilebilir ve bu esnada çatışma, “kazanmak”, “haklı olmak” ya da “kurtarmak” söylemleri sayısız “mantıksız” gerekçe ile daha da meşrulaştırılmaya çalışılabilir. Bu atmosfer şiddet eğilimli, sert, tiranik liderlik biçimlerini beslemeye açıktır ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebilir. Ancak burada kritik bir astrolojik gerçeği unutmamalıyız: Satürn Koç burcunda asaleten düşüştedir. Yani aceleyle alınan sert kararlar ilk etapta güç ve başarı hissi yaratsa bile, uzun vadede sürdürülebilir değildir. Bu transit yıkımı ödüllendirmez; aksine kontrolsüz gücün bedelini zaman içinde ağırlaştırır.

Bireysel düzeyde de benzer bir sınav yaşanabilir. Satürn Koç kişiye hız, enerji ve mücadele isteği verir ancak bu enerjinin nasıl kullanıldığı belirleyicidir. Öfke ve hırsla atılan adımlar, “kazanıyorum” hissi yaratsa bile sonunda kayıp getirebilir. Bu süreçte kişi kendi içindeki tiranı da tanımak zorundadır: her şeyi zorla oldurtmak isteyen, sabırsız, tahammülsüz yanını. Satürn Koç’un asıl öğretisi gücü patlamalar ve korkuyla değil, dayanıklılıkla inşa etmektir. 2026–2028 arasındaki bu dönem salt hızlı olanın değil, zamanla uyumlanan ve sorumluluğunu bilenin ayakta kaldığı bir dönem olacaktır. Satürn Koç’ta zaman hızlanır ve mücadele sertleşir, fakat sonunda kazanan, yıkmayı değil inşa etmeyi seçen olur.

Ve geldik ayın en önemli ve çarpıcı astrolojik olayına…

17 Şubat 2026 saat 15:01’de 28 derece Kova burcunda gerçekleşecek Güneş tutulması sıradan bir kolektif eşik ya da tutulma değil… Bu tutulma tam anlamıyla Satürn ve Neptün’ün Koç burcunun sıfır derecesindeki tarihsel kavuşumuyla tetiklenen, çağ başlatıcı bir kırılma anı olarak karşımıza çıkıyor.

Kova sembolizmi kolektif iradeyi ve sistemleri temsil ederken, bu tutulma ilk kez yeni bir Satürn–Neptün döngüsünü, üstelik zodyağın başlangıç noktasında ateşleyecek. Adeta bir sistemin, telefon ya da bilgisayarın yeniden başlatılması gibi. Bu evre eski ideallerin hatta eski “dünyanın” çözülüp yeni bir dönemin doğumunun ilk ağlama sesidir. Ağlama sesi motifini özellikle kullandım zira 0 derece Koç motifi tam anlamıyla yeni doğmuş bir bebek motifine benzer. Yani doğan şey esasen yeni bir “çağdır.” Ancak bu bebeğin büyümesi pek tabii ki zaman alacaktır.

Tutulmada etkin olan Uranüs’ün sert karesi bu doğumun sarsıntısız olmayacağını, düzenin ani kopuşlar, teknolojik şoklar ve beklenmedik yön değişimleriyle sınanacağını gösterir. Özellikle piyasalarda çok ciddi dalgalanmalar, spekülasyonlar, sosyal medya manipülasyonu gibi konular gündeme gelebilir.

Siyasi ve toplumsal düzlemde bu tutulma Kova’nın temsil ettiği halk ile Aslan’ın liderler arketipi arasındaki gerilimi geri dönülmez biçimde görünür kılacak. Tabii ki bu tutulmanın etkisi en az 3-6 ay sürecek. Satürn–Neptün Koç etkisi, savaş, yıkım, fedakârlık ve hamaset söylemlerinin idealize edilmesine açık bir zemin yaratırken bu idealler güçlü lider figürleri aracılığıyla kolektife dayatılabilir. Halk özgürlük, eşitlik ve temsil talep ederken liderler güç, kontrol ve otoriteyi daha da fazla korumaya çalışabilir. Bu atmosfer tiranik eğilimleri, sertleşen yönetimleri ve karşı tepki oluşturacak toplumsal gerilimi yükseltebilir. Ancak Satürn’ün Koç’taki düşüşü burada kritik bir uyarı taşır: Aceleyle, şiddetle ve mutlak güç iddiasıyla atılan adımlar ilk etapta kazanım gibi görünse bile, zaman içinde kayıpla sonuçlanmaya mahkûmdur. Bu tutulma gücün nasıl kullanıldığına ve kimin “adil” ve “doğru” olduğuna dair dair tarihe not düşecek.

Bireysel düzeyde bu Güneş tutulması kişinin kendi hayatındaki otoriteyle ilişkisini ve kolektifin neresinde durduğunu sert bir netlikle ortaya koyacaktır. Bu bir duygusal patlama değildir; adeta soğuk, berrak ve kaçınılmaz bir fark ediştir. Kişi ya kendi iradesini inşa eder ya da başkasının ideali için savaşmayı bırakmak zorunda kalır. Satürn–Neptün Koç, hayalleri eyleme çağırır ama bedelini de hatırlatır, Uranüs ise bize bu çağrının artık hiçbir bahane ile ertelenemeyeceğini söyler. 17 Şubat 2026 Güneş tutulması, halk ile liderler, ideal ile gerçeklik, özgürlük ile güç arasındaki dengeyi geri dönüşü olmayacak şekilde yeniden ayarlayan bir eşiktir. Bu durum adeta bireylerin hangi tarafta durulduğunun artık gizlenemediği bir zaman damgasıdır.

18 Şubat–20 Mart 2026 arasında Güneş Balık burcuna geçiş yapıyor. Ve böylece Merkür ve Venüs gibi Balık burcuna geçiş yapan gök cisimleri kervanına katılıyor. Güneş Balık dönemleri olan biteni akılla çözmekten çok sezgiyle kavramayı öğretir. Güneş burada ışığını adeta yumuşatır; sınırlar incelir, duygular derinleşir, görünmeyen bağlar daha net hissedilir. Bu transit iç dünyaya dönmek, yükleri bırakmak, affetmek ve kabullenmek için güçlü bir kapanış kapısıdır. Bir döngü tamamlanırken, kişi hem kendisiyle hem de hayatla daha merhametli bir ilişki kurmayı öğrenir ve kontrolü gevşetmenin, akışa güvenmenin ne demek olduğunu hatırlar.

Ve elbette bu dönem Balık burçlarının zamanı. Yeni yaşınızın size şefkat, ilham, derin bağlar ve kalbinizi besleyen güzellikler getirmesini dilerim. İyi ki doğdunuz! Yeni yaşınızda yolunuz su gibi aksın.

Ve ayın hatta bu yılın en önemli açılarından birine geldik. 20 Şubat 2026’da gerçekleşecek Satürn–Neptün kavuşumu Güneş Tutulmasından sonra tam keskin halini alacak. 0 Koç noktası astrolojide çok önemlidir. Bu evre soyut vaatleri somut bir zorunluluğa dönüştüren, yılın hatta dönemimizin en kritik eşiklerinden biri olacak. Bu kavuşum “ruhsal aydınlanma” kavramının romantik perdesini indirir ve şunu net biçimde söyler: Bu dönem artık yumuşak bir spiritüel çağ değil. Satürn’ün gerçeklik talebi ile Neptün’ün idealleri Koç’un sıfır noktasında birleştiğinde, hayaller artık korunmaz; test edilir. “Oldu, olacak, 777 dedik” noktası kapanır. Artık niyet yetmez, sembol yetmez, beklenti yetmez. Bu çağ inandığını hayata geçirme cesareti kadar, bunun sorumluluğunu da almayı şart koşar.

Bu kavuşum bir çöküş anı değildir, aksine epeydir herkesin zihninde dolaşan “Bu eski model artık çalışmıyor” tümcesinin resmi ilanıdır. Devletler, ideolojiler, ekonomik ve politik sistemler uzun süredir yamayla ayakta duruyordu; Satürn–Neptün Koç bu yamayı sökecektir. Ülkeler düzeyinde sınır kavramı yeniden tanımlanacaktır; yalnızca coğrafi değil, siyasi ve ideolojik sınırlar da değişecektir. Haritalar kelimenin hem gerçek hem sembolik anlamıyla yeniden çizilmeye başlayacaktır. Kimlik, vatandaşlık, aidiyet ve güç kavramları dönüşürken; insanın dünyadaki rolü de yeniden tarif edilecektir. Bu süreç kesinlikle ani bir yıkım değildir ancak geri dönüşü olmayan bir yeniden yapılanma sürecidir. İdealler uğruna savaşmak çıkarlar için yüceltilirken, bir noktada kontrolsüz güç ve kör inanç ağır bedeller doğuracaktır.

Bireysel düzeyde bu kavuşum kişinin kendi hayatındaki hayal–gerçek dengesini acımasız ama öğretici biçimde açığa çıkarır. Ne için yaşadığını söylemek artık yetmez, kişinin ne uğruna risk aldığı önemlidir. Satürn–Neptün Koç ikilisi içsel pusulayı eyleme zorlar. Bu dönem kendini kandıranları değil, adım atanları destekleyecektir. Zaman hızlanırken bahaneler ağırlaşacak, sorumluluklar ertelenemez hâle gelecektir. Bu kavuşum Güneş tutulmasının da etkisiyle insanın ve dünyanın aynı anda şunu fark ettiği bir eşik olacaktır: Hayal ettiğin şey için artık ayağa kalkmak zorundasın. Bu çağ bekleyenlerin değil, bedel ödemeyi göze alanların çağıdır.

Bu kadar enerji yoğunluğundan sonra 25–26 Şubat’ta Merkür’ün durağan konuma geçmesiyle birlikte zaman adeta yavaşlar, hatta kısa bir an için mühürlenmiş gibi hissedilebilir. Zihinsel süreçler netlikten çok yoğunluk taşıyacaktır. Kararların yükü ağırlaşabilir zira söylenen sözler uzun süre yankılanıp iz bırakabilir. Bu iki gün yüzde yüz emin olunmayan konularda harekete geçmek için uygun değildir, zira bu evrede atılan adımlar kolay kolay geri alınamaz. Ancak her detayı çalışılmış, risk payı bırakılmamış ve içsel olarak tamamen emin olunan girişimler için bu durağanlık son derece güçlü çalışabilir. Burada mesele hız değil, kesinliktir; tereddüt varsa beklemek en doğru stratejidir.

26 Şubat’ta Merkür’ün Balık burcunda 22 dereceden başlayarak 8 dereceye kadar geri hareketine geçmesiyle birlikte, 21 Mart 2026’ya kadar sürecek retro dönem başlayacak ve Merkür retronun asıl etkisini Mart ayı boyunca daha belirgin şekilde hissedeceğiz. Bu süreç yüzeyde görünen aksaklıklardan çok, derinlerde kalan algı hatalarını, yanlış anlaşmaları ve eksik bırakılmış meseleleri görünür kılacak. Mart ilerledikçe geçmişten gelen konuşmalar, kararlar ve niyetler yeniden ele alınmak zorunda kalınabilir, zira sis bir anda dağılmaz ama bir yandan da görmek isteyen gözler için farkındalık giderek artacaktır.

Şubat ayının öne çıkan astrolojik etkileşimleri: Doğum haritanız üzerinden aldığınız kişisel astrolojik etkileri buraya tıklayarak bize danışabilirsiniz.

2 Şubat 2026 / Aslan Burcunda Dolunay: Açıklaması yukarıda belirtilmiştir.

3 Şubat 2026 / Merkür-Chiron Altmışlığı: Sözcüklerin gücüyle iyileşme sağlamak mümkündür. Ruhu arındıran konuşmalar yapılabilir, sorunlara çözüm bulunup uzlaşma sağlanabilir. Bu açı kalıbı bize çözümün susmanın veya sineye çekmenin değil düşünerek ve konuşarak bulunacağını gösterir. Açı kalıbı +-3 gün etkili. Açı kalıbı +- 3 gün etkili.

5 Şubat 2026 / Venüs-Chiron Altmışlığı: Duygusal ve ruhsal konularda şifalanma getirebilen bu açı özellikle birey veya taraflar adım attığında kalbi yaralanmaları dengeleyebilir; barışma, uzlaşma ve ortak paydada buluşmak söz konusu olabilir. Öfke yerine anlayış, empati ve şefkat çok şeyi değiştirebilir. Açı kalıbı +-3 gün etkili.

5 Şubat 2026 / Merkür-Uranüs Karesi: Bu çatışmalı açı kalıbı gereksiz inat, uç fikirlerin çatışması, “ben haklıyım” inadını temsil ediyor. Herkesin kendine has fikirleri olabilir ve diğer fikri kabul etmeyebilir. Açı kalıbı ani öfke patlaması ve fevri hatalı hareketler getirebilir. Yıkıcı bir isyanı simgeler. Açı kalıbı +-3 gün etkili.

7 Şubat 2026 / Merkür Balık Burcunda: Açıklaması yukarıda belirtilmiştir.

8 Şubat 2926 / Venüs-Uranüs Karesi: Bu açı kalıbı artan gerilimli tesirler sebebiyle ilişkilerde ani kopmalar getirebilir. Bıçak kemiğe dayandıysa eğer ani ayrılık ve boşanmalar söz konusu olabilir. Diğer yandan ilk başta çok alakasız bulduğumuz sürpriz aşk haberleri de görebiliriz. Finansal konular adına çok dalgalı bir etki, her an her şey olabileceğinden büyük finansal risklerden kaçınmakta fayda var. Açı kalıbı +- 5 gün etkili.

10 Şubat 2026 / Venüs Balık Burcunda: Açıklaması yukarıda belirtilmiştir.

12 Şubat 2026 / Güneş-Chiron Altmışlığı: Açı kalıbı ruhsal ve bedensel iyileşmeyi destekleyen bir tesire sahip. Yaralandığımız konularda iyileşme, rahatsızlıkların hafiflemesi gibi konular söz konusu olabilir. Her türlü tıbbi tedavi ve ruhsal çalışma için idea bir etkidir. Açı kalıbı +-3 gün etkili.

12 Şubat 2026 / Merkür-KAD Kavuşumu: Merkür iyicil Kuzey Düğümü ile kavuşum yapacak. Ruhsal çalışmalar, önemli konuşma, yazışma, başvuru ve ticari girişimler için güzel bir etkileşim. Bu tesir Balık burcunda olacağı için sezgiler ve rüyalar daha fazla anlam kazanabilir, en önemlisi de içimizde güçlü ilhamlar ve hedefler belirebilir. Hayati önemde hayırlı ve buzları çözen konuşmalar yapabiliriz. Açı kalıbı +-3 gün etkili.

14 Şubat 2026 / Satürn Koç Burcunda: Açıklaması yukarıda belirtilmiştir.

16 Şubat 2026 / Güneş-Uranüs Karesi: Beklenmeyeni bekleyin mottosu bu açı kalıbını temsil eder. Güvenli bölgeler, kontrol altında tuttuğumuzu düşündüklerimiz bir anda değişebilir; dışsal ve kaotik olaylarla karşılaşabiliriz. Bu sebepten ötürü ezberlerimizi bozmak, farklı şeyler denememiz çok önemli görünüyor. Bu açı kalıbı ani duygusal patlama ve terk hissi de getirebilir, dürtüsel değil uzun vadeli düşünmek gerek. Açı kalıbı +- 5 gün etkili.

17 Şubat 2026 / Merkür-Jüpiter Üçgeni: Bu açı kalıbı öğrenme ve öğretme isteği, kişisel gelişime yönelme, ufku genişletme, sosyalleşme arzusu ve ticarette başarı getirecek fikirlere sahip olmayı gösterir. Her türlü finansal işlem, kariyer atılımları, iş kurmak, başvurular gibi konular için ideal bir etkidir. Açı kalıbı +-3 gün etkili.

17 Şubat 2026 / Venüs-KAD Kavuşumu: Bu iyicil açı kalıbı duygusal konularda beklenmedik keyifli sürprizleri beraberinde getirebilir. Yeni flört ve çekimler söz konusu olabilir. Ayrıca birlikte başarmak, ekip çalışmaları için çok uygundur. Açı kalıbı +-5 gün etkili.

17 Şubat 2026 / Kova Burcunda Güneş Tutulması: Açıklaması yukarıda belirtilmiştir.

18 Şubat 2026 / Güneş Balık Burcunda: Açıklaması yukarıda belirtilmiştir.

20 Şubat 2026 / Satürn-Neptün Kavuşumu: Açıklaması yukarıda belirtilmiştir.

22 Şubat 2026 / Mars-Chiron Altmışlığı: Hareket enerjisini kullanarak kendimizi iyileştirebiliriz. Spora başlamak, ilk seferde olumlu sonuçlanmamış bir cerrahi müdahaleyi tekrar etmek gibi durumlar adına açı kalıbı değerlendirilebilir. Ruhsal yaralarımızı ancak cesaret ve eylemle iyileştirebiliriz. Açı kalıbı +-3 gün etkili.

22 Şubat 2026 / Venüs-Jüpiter Üçgeni: Ayın en güzel açı kalıplarından biri. İki iyicilin beraberliği tesir ettiği alanlarda iyileşme ve canlanma sağlayabilir. Özellikle yatırım, alım satım gibi işlemler için çok uygun bir zamandır. Duygusal konularda sorunların çözülmesi, iyi giden bir sürecin çiçeklenmesi gündeme gelebilir. Açı kalıbı +-5 gün etkili.

25 Şubat 2026 / Merkür Durağan Konumda: Açıklaması yukarıda belirtilmiştir.

27 Şubat 2026 / Güneş-KAD Kavuşumu: Her türlü ruhsal çalışma, yardımlaşma ve ibadet için çok uygun tesirler söz konusu. Az sadaka çok belayı defeder etkisidir. Ekip olmak, kolektif düşünmek bize avantaj sağlayacaktır. Sıhhat adına da koruyucu bir tesirdir. Doğru adımları atarsak ve inisiyatif alırsak tekamüle gitmemiz daha kolay olacaktır. Açı kalıbı +-5 gün etkili.

27 Şubat 2026 / Merkür Retrosu Başlıyor: Açıklaması yukarıda belirtilmiştir.

27 Şubat 2026 / Mars-Uranüs Karesi: Bu açı olayları iyice öngörülemez ve kaotik yapmakta. Planlar alt üst olabilir, ani gelişmeler bireysel ve makro gündemi sarsabilir. Öfke kontrolünü iyi sağlamak çok önemli olacak, bir anlık gafletlerle bir çuval inciri berbat etme riski var. Bin düşünüp bir söylememiz, eyleme geçmemizde fayda var. Açı kalıbı +-7 gün etkili.

28 Şubat 2026 / Merkür-Venüs Kavuşumu: Açının etkisiyle iletişim becerilerimiz ve sosyal etkileşimlerimiz artar. İnsanlarla daha kolay bir şekilde bağlantı kurabilir, duygusal olarak anlaşılabiliriz. İlişkilerimizde daha yumuşak bir dil kullanarak sevdiklerimize duygusal destek verebiliriz. Bu dönemde, sevdiklerimizle daha samimi ve içten bir iletişim kurmamız mümkündür. Bu enerjiyi kullanarak ilişkilerimizi derinleştirebilir ve keyif aldığımız şeylere odaklanabiliriz. Açı kalıbı +-3 gün etkili.
Doğum haritanız üzerinden aldığınız kişisel astrolojik etkileri buraya tıklayarak bize danışabilirsiniz.

Sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ay dileğiyle,
Merve Çubuktepe