Merve Çubuktepe
Sert açı kalıpları, süre gelen Venüs retrosu ve ona eşlik etmek üzere yavaşlamaya başlayan Merkür… Gökyüzü bu dönem son derece yorucu, bir yüksek seviye Güneş patlamamız eksikti o da geçen gün oldu çok şükür. Özetle bu dönem zaman zaman arafta kalma ve kaybolmuşluk hissini yaşayabiliriz. Ama iyi bir haberim var. Bu hafta tüm bu zorlu tesirlere rağmen iki tane çok güçlü açı kalıbı kesinleşiyor, ki bir tanesi en sevdiklerimden 16 Ekim 2026’da kesinleşecek olan Mars-Satürn üçgeni.
Bu iki gezegen astrolojinin genelde kötü çocukları olarak bilinse de uyumlu bir ahenk yarattıklarında çoğu “cici” olarak gördüğümüz gezegenlerden çok daha güçlü ve iyileştirici tesirler yaratırlar. Özetle geçen hafta gerçekleşen dalgalı ve yorucu yeniay ve diğer faktörleri de düşününce bu açı kalıbı o kaybolma hissini toparlamaya başlayacak. Ki bir gün öncesinde de Güneş-Jüpiter ikilisinin 15 Ekim 2026’da olumlu görünümü de destekleyici. Küllerden doğuş artık çok sıkıcı bir metafor oldu farkındayım, ancak ister istemez dönem dönem kah hayat kah sert açılardan küle dönüyor, bazen de sadece küle döndüğümüzle kalıp o yığın içinde çaresiz hissediyoruz. En azından bu hafta o küllerin içinden bir alev doğuyor, asıl Kasım ortası parlamaya başlayacak olan ne olursa olsun pes etmeyenlerin, her şeye rağmen umutlarını kaybetmeyen ve savaşmaya devam edenlerin alevi…














