Begüm Minkis

Şubat ayına tam veda ederken 28 Şubat 03:44’de 9° Balık burcunda bir yeniay gerçekleşecek. Yakınlarda sonlanacak Mars retrosunun etkisinden özgürleşmiş 2025 yılının ilk gök olayı olacak. Bu durum sayesinde bir şeyleri sonlandırıp yeni başlangıçlara niyet ederken bir yandan Mart’taki Güneş ve Ay tutulmalarına da hazırlanmaya başlayacağız. Karma, disiplin, zaman ve sınavları gösteren Satürn yeniayla adeta bizlere bir final sahnesi yaşatmak üzere kavuşuyor. Böylece hak eden kişilere başarı, terfi ve saygınlık getirmek üzere hazırlanıyor.

Dış etkenlere her zamankinden daha duyarlı hissedebiliriz. Gerçeklerden kopmayanlar hayallerini inşa etmeye başlayabilir. Fırsatların nereden geleceği de belli olmayabilir. Evrende sonsuz bulunan kaynaklara kendimizi açabiliriz ancak bütüne hizmet etmeden hep “bana bana” diyenler düşmanlıklarla karşılaşabilir. Koşulsuz sevgi ve anlayış gökyüzünde yükselse de Satürn faktörü tamamen yattığı yerden başarı bekleyenlere düş kırıklığı getirebilir.

Sisler içinde kaybolmadan ve dağılmadan kişisel sınırlarını belirleyenler ve hayır demeyi başarabilenler gelişim kat edecektir. Bazı istisnai durumlarda üzerimize düşen vazifeleri yapmamıza rağmen henüz bir sonuca varamadıysak sabırla akışa bırakabilmenin de sürecin bir parçası olabileceğini unutmamamız gerekiyor. Sabır, azim ve fedakarlıkla inşa edilen şeyler gerçek anlamını bularak hayatlarımıza daha büyük ve kalıcı mutluluklar sağlayabilir.
(Burç bazında yorumlar yazının devamında)

Merve Çubuktepe

Bu hafta gökyüzü hareketleri bizlere dönüşüm, içsel farkındalık ve uzun vadeli etkileri olan kararlar getirecek. 18 Şubat’ta Güneş’in Balık burcuna geçişiyle birlikte sezgilerimiz güçlenirken, akıl ve ruh arasında daha derin bir denge kurma fırsatı yakalayacağız. Balık enerjisi bizleri kolektif bilinçle daha güçlü bir bağ kurmaya davet ederken, ilham ve yaratıcılığımızın da artacağını vurguluyor. Ancak bu süreçte fazla hayalperest olmamaya, gerçeklik ile sezgi arasındaki sınırı doğru çizmeye dikkat etmeliyiz. Güneş’in Balık yolculuğu, şefkati, sanatı, ruhsal farkındalığı ve manevi büyümeyi teşvik eden bir dönem başlatıyor.

Haftanın ve hatta ayın en büyük olayı ise 23 Şubat’ta Mars’ın Yengeç burcunda durağan konuma geçmesi. Mars, uzun süredir etkisini sürdüren retrosunun ardından harekete geçmeye hazırlanıyor. Durağan konum, gezegenin gücünün zirve yaptığı ve zamanın mühürlendiği özel bir andır. Bu süreç, özellikle duygusal derinlik, geçmişten gelen konular, içsel motivasyon ve sezgisel hareket etme gibi konuları ön plana çıkaracak. Eylem (Mars) ile duygu (Yengeç) arasındaki bu hassas denge, iç dünyamızla yüzleşmek ve bizi ileri taşıyacak kararlar almak için büyük bir fırsat sunuyor. Aynı zamanda, yarım kalmış projelere yeniden başlamak, çocuklukta sahip olduğumuz ancak unuttuğumuz yetenekleri keşfetmek ve sezgilerimizi eyleme dökmek için de harika bir zaman dilimi. Bu hafta, büyük sıçramalar değil, bilinçli ve içsel olarak sağlam adımlar atma haftası olacak.

Begüm Minkis

Hayatınızın en kritik anlarında, ‘Bu ilişki nereye gidiyor?’ ya da ‘Bu iş teklifini kabul etmeli miyim?’ gibi sorularla baş başa kaldınız mı? Horary astrolojisi, tam da bu anlarda size rehberlik edebilir.

Soru astrolojisi olarak da bilinen güçlü bir astroloji uzmanlık alanı olan Horary tekniğinin temelleri 1200’lü yıllarada Guido Bonatti tarafından atılmış. Günümüz kurallarına ulaşması ise 1600’lü yıllarda yaşayan William Lilly’nin bu alanda öncülüğü ile mümkün olmuştur. Tarihte bu alandaki çalışmaları ile öne çıkan farklı alimler de bulunmaktadır. Ebu Ma’şer, Ömer Taberi, Dorotheus, Maşa’allah, Ebu Ali el Hayat, Sahl ibn Bishr gibi… Osmanlı müneccimlerinden Ankaralı Sadullah Efendi de bu akımdan etkilenerek çeşitli analizler yapmıştır. Özellikle atamalar, işe alımlar, ekin, savaş ve yolculuk zamanları gibi konularda haritalar dönemin astrologları tarafından incelenmiştir.

Modern dünyamızda da astrolojiye ilgi duyan ancak doğum saatini bilmeyen veya sorusuna farklı perspektifte yorum almak isteyen danışanlar tarafından ilgi görmektedir.

Merve Çubuktepe

Haftanın en güçlü tesirleri 12 Şubat 2025’te, sert ve netleştirici Aslan Dolunayı ile gündeme düşüyor. Bu dolunay maskelerin düşmesine, gizlenen gerçeklerin tüm saflığıyla ortaya çıkmasına neden olacak. Adeta bir dizinin sezon finali gibi gizli saklının kalmadığı, ne oluyorsa olması gerektiği için olduğu ve karmaşanın netleştiği bir hafta bizi bekliyor. Gölge yönüyle ego krizleri, ani olaylar ve çatışmalar ön plana çıkabilir. Ancak bu kaotik süreçte, olaylara soğukkanlı bir şekilde yaklaşanlar için önemli farkındalıklar ve çözüm fırsatları doğabilir. Dolunay enerjisi, içsel dönüşüm ve netleşme için güçlü bir alan açacak. Duygularla yüzleşmek ve gölgede kalan taraflarımızı fark etmek, dengemizi yeniden sağlamak adına kritik bir rol oynayacak.

Haftanın ikinci yarısında ise 14 Şubat 2025’te Merkür’ün Balık burcuna geçmesiyle birlikte daha sezgisel ve ruhani bir düşünce akışı devreye giriyor. Bu geçiş yaratıcılığı ve empati duygusunu artırırken, zıtlıkları birleştirme ve olaylara daha geniş bir perspektiften bakma fırsatını sunacak. Belirsizlik ve duygusal hassasiyet gibi zorluklara rağmen, bu dönemde ilham kaynaklarımızı daha bilinçli şekilde kullanabiliriz. Merkür’ün Balık burcundaki yolculuğu, aradığımız cevapları sezgiler yoluyla bulmamıza ve geleceğimiz için planlar yaparak dengeli bir düzleme ulaşmamıza katkı sağlayacak.

Begüm Minkis

12 Şubat 16:53’deAslan burcunun 24 derecesinde Güneş ve Ay karşı karşıya gelerek Uranüs kareli bir dolunayı meydana getiriyor. Dolunayda yükselen de 5° Aslan burcu olacağından özel bir vurgudan bahsedebilir, Güneş’i, aydınlığı,gerçekliği selamlayabiliriz. Sıcaklık içimizi tatlı tatlı ısıtacak mı yoksa kasıp kavuracak mı? Kuytuda kalan, mahrem şeyleri açığa çıkaracak güçte bir dolunay olduğunu aklımızda bulundurmakta fayda var. Merceklerimizi bulanık durumlara yakından bakmak için oodaklarken göreceklerimiz bizi şaşkınlık içerisinde bırakabilir. Çünkü Uranüs sahnede ve beklenmeyeni beklememiz gerektiğini söylüyor! Hayat adeta bir çarkıfelek gibi olacaktır bu süreçte. Çıkan sonuçlar güldürebilir de ağlatabilir de!  

Tanınmış kişiler ve markalarla ilgili skandallar ve ifşalara hazırlıklı olmak gerekebilir. Hırsızlıklar, rüşvetler açığa çıkabilir. Spor kulüpleri, kripto dünyasıyla ilgili şaibeli olaylar gündeme gelebilir. Narsisistik kırılmalara açık bir dolunay olacak. Aşırıya kaçan yersiz ego kayıplar getirebilir. Etrafta candan olmayan samimiyetsiz insanlar varsa ortaya çıkabilir. Hiçbir şeyden o kadar emin olmamak gerek.Ufak çaplı sismik hareketlilikler getirebilir. Bilhassa zaten gündemde olan denizler ve okyanuslar bir süre risk altında. 

“Kısmet gelirse Hintten, Yemen’den, kısmet değilsene gelir elden?” diyen atalarımız adeta bu dolunay’da yaşayacaklarımıza güzel bir açıklama getirmiş. Önünüz bir alanda açıksa sizi hiçbir güç yenemeyecektir. Yıllar önce yapılıp unutulmuş iyiliklerin karşılığı ansızın önünüze çıkabilir.Kimileri ise şansını çok zorlamamayı öğrenerek olumsuz sinyallere karşı gözlerini açık tutmalı. Dolunayda halen aktif olan Mars retrosu, geçmişte yarım kalan ve uzunca süredir aksayan işleri açabilir.Yeteneklerin keşfedilmesi, niyetlerin kabul olması gibi şeyleri de çok destekliyor olması 2025 yılı bütününde bu dolunayı unutulmaz kılabilir. (Burç bazında yorumlar yazının devamında)

Merve Çubuktepe

Çok şükür Ocak ayını geride bıraktık… 4 Şubat 2025’te Venüs’ün Koç burcuna geçişiyle birlikte ilişkilerde cesur bir döneme adım atarken enerji ve motivasyonumuz yükselmeye başlıyor. Aşk ve tutku teması ön plana çıkarken kimi aniden âşık olacak, kiminin bitti dediği ilişkisi başlayacak kimi ise bir anda ayrılıkla yüzleşecek… Ve 7 Şubat 2025’te oldukça nadir gerçekleşen Neptün-KAD kavuşumu hepimizin çok ihtiyacı olduğu kolektif ruhsal şifayı getiriyor. Sezgilerimizin tavan yapacağı bu dönem ruhsal çalışmalar, hayır işleri ve şifalanma için harika bir dönem.

12 Şubat 2025’te Aslan burcunda gerçekleşecek dolunay ego mücadeleleri ve güç çatışmalarını gündeme getirecek. Ancak sakin kalabilenler, bu dönemin gücünü kontrol edebilecek. Yine de bu eşiği dikkatli geçmek gerekiyor. Ayın en önemli ve en hayırlı gelişmesi ise sonlarında… 25 Şubat’ta Mars retrosunun sona ermesiyle birlikte hem yıpratıcı olaylar ve makro sıkıntılardan bir adım uzaklaşıyor hem de retro sebebiyle düşen enerji ve motivasyonu tekrar toplamaya başlıyoruz. Artık hedeflere odaklanmak ve onları başarmak için çok daha kararlı ve güçlü bir şekilde ilerleyebileceğiz. Son olarak 28 Şubat 2025’te gerçekleşecek Balık burcundaki Yeniay ay boyunca odağını koruyan ve pes etmeyenleri ileri hareketteki Mars ile ödüllendiren, yepyeni başlangıçlara yelken açmamıza vesile olan bir enerjiye sahip.

Begüm Minkis

Pozitif açıların eşliğinde şifalandırıcı güzel bir haftaya başlıyoruz. 4 Şubat 2025’de Venüs’ün Koç burcuna geçişi gökyüzünün dengesini de beraberinde değiştiriyor. İlişkiler ve finansal konularda hareketli, cesur, tutkulu ve mücadeleci bir süreç başlıyor.

9 Şubat 2025’de Kova burcunda meydana gelecek Güneş ve Merkür kavuşumu çok şaşırtacak sürpriz gelişmelere işaret ediyor. Her zaman gittiğimiz yolun tersine giderek deneyim kazanmak isteyebiliriz. İlim irfanla yol almak isteyebiliriz. Fikir değişimleri olabilir ve zihinlerde yeşil ışık yanabilir. Eğitim, ticaret, teknoloji, seyahat, medya konularında ileriye yönelik başarılı bir hafta olabilir. Öğrenmek, kişisel gelişim adına muazzam bir hafta olabilir. Bir şeyin duyurusunu yapmak, kararını almak için değerlendirebilirsiniz.

Juno-Neptün ve Juno-Kuzey Ay Düğümü üçgen açıları da hafta içinde epey dikkat çekiyor. Taahhüt altına girmek, bir konuda özgürlüğü ve adaleti sağlamak, bağlılık sözü vermek, evlilik ve ortaklık ilişkilerini de destekleyen bir hafta olabilir. Dostluk kazanabilir ve beraberlikler geleceğe yönelik seviye atlayabilir.

Begüm Minkis

4 Şubat 2025 10:56 itibariyle ilişkilerde dönüm noktası yaratacak süreç başlıyor. Venüs’ün Koç burcuna geçişi ile uzun süreli bir etki bölgesine adım atıyoruz. Çünkü 1 Mart 2025 itibariyle Venüs Koç burcunda geri hareketine başlayacak ve 28 Mart 2025’e kadar Koç’ta kalacak. Bu da ortalama bir transit süresinin oldukça üstüne çıkan bir süre demek.

Venüs Koç burcunda asaleten düşüktür. İlişkilerde uzun zamandır tıkanan, çözmemiz gereken bir mesele üzerine yoğunlaşmak gerekebilir. İlk adımı kim atacak? Kim lider olarak seçilecek? Roller değişecek mi? Bu tür soruların cevapları bu süre içinde nihayet belirli olacaktır. Önce problemleri kabullenmek önem arz edecek daha sonra da ben ve biz dengesi sağlamaya yönelik düşünmek, çalışma ve onarımlar yapmak için dönemin ruhu herkesi destekliyor olacak.

Konu aşk’a gelince sergilenen cesaret dillere destan olabilir ve her şey kedi fare oyununa dönebilir bu süreçte. Oyunun galibi kim olacak hep birlikte izleyeceğiz… Kendimizi bir anda plansızca yenilikler içerisinde bulabiliriz. İlk defa yaşananlar zihinlere mıh gibi kazınabilir. Hızla başlayan ateşli ilişkilere hazır olmak gerek ancak şu da var ki dürtü problemleri yanlış ilişkilere ve tavırlara kapı aralatabilir. “Neden bir türlü mutlu olamıyorum” sorusunu son zamanlarda çok sorar veya duyar hale geldiyseniz sebebi tarafların birbirine yaptığı adaletsizlik ve bencilce istekler olabilir. İşte artık bunları çözmenin tam zamanı zira sabırlar taşabilir ve kimsenin kimseye eyvallahı kalmayabilir.

29 Mart 2025’de Koç’ta bir Güneş tutulmasına doğru ilerlediğimizi hatırlatmak isterim. Sayılı gün çabuk geçer derler. Venüs Koç burcundayken tutulma bölgesinde o dönemin enerjisine atıfta bulunurken bize de ilişkilerde başkalarından medet ummadan elimizi taşın altına koyarak yenilenmemizi istiyor olacak. (Burç bazında yorumlar yazının devamında)

Merve Çubuktepe

Özgürlük ve yenilik temalarının öne çıktığı bir haftaya giriyoruz. 28 Ocak’ta Merkür Kova burcuna geçerek, bireysel haklar, hümanizm ve kolektif iş birliği konularını vurguluyor. İnsan ve hayvan haklarına duyarlılık artarken, bireyselden çok birlikte hareket edenler avantajlı olacak. Ancak farklı olmak için farklı olma çabası, ani tepkiler ve kaçış psikolojisine karşı dikkatli olmakta fayda var.

29 Ocak’ta 9 derece Kova Yeniay’ına şahitlik edeceğiz. Bu yeniay yılın en olumlu gökyüzü olaylarından biri diyebiliriz. Özellikle ilişkiler, kariyer ve finans konularında yenilikçi ve destekleyici etkiler taşıyor. Güneş-Jüpiter, Venüs-Mars ve Mars-Satürn açıları, yeni başlangıçlar için güçlü bir zemin sunuyor.

Kova’nın özgürlük ve iş birliği temaları bireysel ve toplumsal anlamda yenilenme fırsatları getiriyor. Ancak ülke haritasındaki tesiri kutuplaşma, artan toplumsal gerilim, orta ölçekli depremler ve elektrik kaynaklı kazalarda artış riski taşımakta. Ancak bu yeniay büyük deprem motifi taşımıyor ve özellikle bireysel anlamda yarım kalan işleri tamamlama, yeni atılımlara ve şuur yükselmesine açık bir haftaya işaret ediyor.

Begüm Minkis

29 Ocak İstanbul’a göre 15:35’de 9° Kova burcunda gerçekleşecek, 2025 yılının ilk yeniayı bizleri normalin dışına taşmaya hazırlıyor. Jüpiter’in üçgen açıları yeniay anında etkinleşeceğinden pozitif bir ambiyans yaratarak moral toplamamıza yardım edebilir. Plüton da artık Kova burcunda olduğu için bilgiyi güçlü ve doğru şekilde aktarmaya özen göstermeliyiz çünkü sonuçları tahminlerimizden de büyük olabilir. Yüksek bilinç seviyesine doğru ilerlediğimiz yolculuğumuzda cehaletin kökünü de kurutmaya başlayabiliriz. Toplumsal gelişmeler de geleceğimiz için önemli rol kazanabilir. Etrafımıza duyarsız kalmak yerine elimizi taşın altına koyabiliriz.

Mutluluk paylaştıkça çoğalırken dertler ise paylaştıkça azalır. Kenarda köşede unuttuğumuz bizden ilgi bekleyen insanlar varsa iletişim hatlarını güçlendirmek gerekebilir. Yeniay birlikten kuvvet doğacağını gösteriyor. Etkili çevre bizleri de iyi bir geleceğe hazırlayacaktır. Dostluk dayanışma bizi bir misyon sahibi olmaya ve hayatın anlamını bulmaya itebilir. Kişisel hırsları inatları artık bir kenara bırakarak başka ruhlarla empati kurmaya, farklı pencereden bakmaya ve tarafsız bir gözle değerlendirmeye çalışmalıyız. Belki de bu sefer fırsatlar hiç ummadığımız yerlerden çıkabilir. (Burç bazında yorumlar yazının devamında)

Merve Çubuktepe

Bu hafta çok özel ve güçlü açı kalıplarıyla dolu. Bu vesileyle de çok enerjik, verimli ve dönüştürücü tesirler altında olacağız. Uzun süredir ağır aksak düşük enerjili ve hatta yorucu bir enerji içinde olan gökyüzü bu hafta tekrar hareketlenmeye başlıyor. Bir sonraki hafta konuşacağımız harika Kova yeniayı öncesi insanı canlandıran, umut ve kararlılık veren bir sürü açı sahnede olacak. Özellikle de 21 Ocak 2025’te Güneş-Plüton kavuşumu çok özel bir yapı, zira bu açı adeta gökten zihnimize ve kalbimize inen bir yıldırım gibi bizi uyandırma, asıl amacımızı hatırlatma ve hedefimizi oluşturma gücüne sahip. Belki de uzun zamandır her şey belirsiz giderken, adeta bulutlarla dolu bir gökyüzü altında yön bulamaz ve denizde yolunuzu kaybetmiş gibi hissederken, bir anda bulutların dağılması ve kutup yıldızının belirmesi gibi bir motif bizleri beklemekte. Ve bu açı o esnada gökyüzünden inen yıldırım gibi karanlığı aydınlatırken yolumuzu bulmamızı sağlayacak. Bu vesile ile bir sonraki hafta atmanız gereken adımı ve hayat planınızdaki bir sonraki aşamayı bulabilirsiniz. Özellikle 24 Ocak 2025’ten sonra etkin olacak olumlu açılar verimlilik, motivasyon ve kararlılığı daha da arttıracak. Rastgele!

Merve Çubuktepe

Bu hafta ruhsal açıdan son derece yoğun hem çok çarpıcı hem de bir o kadar ruhsal açıdan yoğun tesirler içermekte. 14 Ocak 2025’te Yengeç burcunda gerçekleşecek olan dolunay Ay Düğümleri geçişinin de etkisiyle duygusal açıdan çok yoğun, birikmiş her şeyi açığa çıkaracak, hissiyatı çok güçlü aynı zamanda hassas bir enerjiye sahip. Mars da retro konumda olduğu için özellikle haftanın ilk yarısında geçmişimiz, ailemiz veya halı altına süpürdüğümüz konularla alakalı kadersel yüzleşmeler yaşayabiliriz. Helalleşmeler ve bitişler görülebilir. Normalden daha hassas ve hatta fevri olabiliriz, ancak süreci doğru yönetirsek hem önce geçmişle sonra kendimizle barışıp üstelik geçmişin bilgeliğinden geleceğe bir köprü kurabiliriz. Dolunayın üzerine özellikle haftanın son günü 19 Ocak 2025’e geldiğimizde ise Ocak ayının en güzel zamanlarına adım atacağız. İlgili günde Güneş Kova burcuna geçerken, aynı gün üç olumlu açı birden kesinleşecek. Yani dolunay bir devreyi sonlandırır ve devreden kalan küllere bakarken 19 Ocak 2025 ve sonrasında o küller içerisinden ışığın doğuşunu ve yeni bir döngünün başlangıcına şahit olacağız. Bu haftanın herkese hayırlı başlangıçlar ve yaşam enerjisi getirmesi dileğiyle.

Merve Çubuktepe

14 Ocak 2025 saat 01:26 23 derece Yengeç burcunda bir dolunay gerçekleşecek. Bu dolunay Mars Yengeç retro kavuşumuyla sert, duygusal ve dürtüsel patlamalara son derece açık etkiler içermekte. Fevri ve subjektif olabiliriz. Geçmişten gelen meseleler özellikle de travmalar tetiklenebilir. Mantık odaklı ve tamamen sağduyu ile hareket etmemiz çok çok önemli bu süreçte.

Dolunay birikmiş duygusal patlamaları temsil ederken, geçmişle yüzleşmemizi de sağlayacak. Bu süreci sadece zorlu bir deneyim gibi görmek yerine, geçmişten rehberlik alarak aslında hem kendimiz hem de geçmişimizle barışarak denge kurabiliriz. Ancak bunu yapmak adına sağduyu, mantık ve kararlılık gerekiyor.

Dünya Astrolojisinde ise ülkeler arası krizler, sınır - toprak meseleleri, militarist hareketler gibi konularda daha aktif bir tablo bizleri beklemekte. Domino etkisi yaratmaya açık bir konfigürasyon söz konusu. Unutmayalım evren de büyük bir patlama ile başladı, bazen yeni bir dönem ve doğum o patlama ile gerçekleşir. (Burç bazında incelemeler yazının devamında)

Merve Çubuktepe

Bu hafta çok önemli bir astrolojik gelişme bizleri bekliyor. 12 Ocak 2025’te Ay Düğümleri burç değiştirecek; Kuzey Düğüm Balık, Güney Düğüm ise Başak burcuna geçiş yapacak. Bu geçiş önümüzdeki bir buçuk yıl boyunca etkili. Ruhani açıdan saflaştırıcı, enerji yükselten bir tesir. Aynı zamanda değiştiremeyeceğimiz temalara saplanmak yerine akışa bağlanmanın, tevekkülün ve ilahi plana uyumlanmanın sembolü olan bu keşif aydınlanmak isteyen ruhlar için önemli bir rehber olacak. Ay düğümlerinin burç değiştirmesi kadersel pusulamızın da bize yeni bir istikameti işaret ettiğini gösterir. Bu kadar ruhani tesirlere kontrast olarak 6 Ocak 2025’te Mars retro konumda Yengeç burcuna dönüş yapacak. Fevri, duygusal ve patlamaya hazır enerjiler de hazır bekliyor. Kavga isteyenlere istediğini vermemeliyiz. Kimsenin kişisel öfkesinin sebepsiz yere hedef tahtası olmak zorunda değiliz unutmayalım. Bu kişileri muhatap almak veya düzeltmeye çalışmak yerine kendi iç gelişimimize odaklanabiliriz. Unutmayalım ki kimi yaşı kaç olursa olsun çocuk gibi kalıp büyüyemez ve hatalar yaparken kimi ise iç rehberliğine kulak verip gelişecek ve ruhen büyüyecektir. Bu da tekamülün bir parçasıdır. Karanlığı ve kaosu değil, aydınlığı ve iç huzurunu seçebiliriz.

Merve Çubuktepe

Ocak 2025 sahneye çıkıyor ve gökyüzü adeta epik bir film fragmanı gibi. İlk yarısı daha gergin ve çalkantılı, ikinci yarısı ise umut ve heyecan dolu. 3 Ocak 2025’te Venüs Balık burcuna geçerken bizi fedakârlık ile farkındalık arasında bir dansa davet ediyor. Ama püf noktası şu ki, bu dansın yıldızı başkaları değil sadece siz olmalısınız. Kendimizi merkeze almayı öğreniyoruz. Bunun üzerine 6 Ocak 2025’te Mars Yengeç’te retrosunun ikinci dönemine başlıyor, duygular kabarık, dürtüler son derece yüksek olacak. Öyle bir zaman ki, en büyük silahınız soğukkanlılık ve sağduyu olacak.

Ve 12 Ocak 2025’te gökyüzünün ruhsal pusulaları Ay Düğümleri burç değiştiriyor ve gökyüzü bize adeta “Detaylarda boğulma ve bu sefer gerçekten kendini akışa bırak” diye sesleniyor. Fakat bu göründüğü kadar kolay olmayacak zira 14 Ocak 2025’te Yengeç dolunayı geliyor ve adeta duygusal açıdan volkan patlaması etkisinde. Evet ayın ilk yarısı oldukça inişli çıkışlı, ama ikinci yarısında dingin sularda yüzmeye başlayacağız. Özellikle de ay sonuna yaklaşırken 28 Ocak 2025’te Merkür Kova burcuna geçerken özgürlük ve huzur rüzgarları esmeye başlayacak, kalpler ve zihinler ferahlayacak. Ve her epik filmde olduğu gibi en güzel ve çarpıcı sahne ise ayın finalinde, 29 Ocak 2025’te Kova yeniayı sahnede… İşte asıl bu yeniay ile gerçekten yeni yıla başlayacak ve harekete geçmek adına asıl gerçek güç ve motivasyonu bulacağız.